28 Ekim 2010

Sonbaharın Habercisi, Kasımpatı:)


Kırmızı gelen tomurcuklarımız...
İnanmazsınız; bu çiçeği 2000'lerin başında Alkım bana almıştı... Birgün bana gelirken, çiçek almak istemiş, ama iki gün sonra ölecek olan demet çiçeklere eli gitmemiş. Bizim eskiden oturduğumuz Levent'teki evin orada büyük bir fidanlık vardı. Oraya girmiş, daha tomurcukları üstünde olan büyükçe bir saksıda bu kasımpatıyı almış:) Kırmızı kırmızı..

Bu çiçek daha sonraki yıllarda o kadar arsızlaştı ki.. (Çiçeklerin saksıyı aşıp onlarca yaprak vermesine arsızlaşma deniyormuş, annanemden öğrendim..) Kesip kesip annemlere, annanemlere (Bursa'ya) gönderdik.. Güzel saksılara ektiler, suladılar, sevgiyle baktılar ve kırmızı rengiyle onların da balkonlarını süsledi. Onlarda da açıp açıp durdu her Ekim ayının sonunda..

Sonra Bostancı'ya taşındığımız sene bu çiçek, sarı açtı! Yıllarca kırmızı açan çiçek, oldu mu sana sarı! Şaştık, kaldık... Neyse tam bu durumu kabullenmişken, bu sene yeni evimize taşındık.. Çiçeğe o süre zarıfında annem bakmıştı, şimdilerde bana verdi. Balkonumuz olmadığı için camın önüne koydum. Başladım beklemeye.. Ne renk açacak diye:))

Açıklıyorum:......... Kırmızı geliyor yine!!! Bilimsel bir açıklaması varsa bu işin bilen yazsın.... Çok ilginç öyle değil mi?? Yıllarca kırmızı aç, bir kere sarı aç, sonra yine kırmızı aç! Herhalde Bostancı'daki evimizi sevmemişti de sarıya söndü.. Şimdi yine allandı diye düşünüyorum:)

Aç bakalım, sevgimizin çiçeği:) Hoşgeldin sonbahar:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder