17 Ocak 2011

Güvercin tedirginliğinde...

Güzel yürekli insan aramızdan ayrılalı; pardon, onu aramızdan birileri alalı tam dört yıl oldu... 19 Ocak yaklaşırken böğrüme hep bir yumru saplanır, bugünlerde öyle bir tedirginlik var üzerimde. O gün 15.00 sularında telefonum çaldığında iki aylık kızımla evde sessiz sedasız oturuyorduk. Olanlardan habersizdik... Eşim Alkım aradığında, "herhalde eve birşey lazım mı diye" arıyor sanmıştım. Oysa sesi titriyordu...

12 Ocak 2011

Televizyon, yaşamımızın içeriğini ne kadar belirliyor?

Eskiden tek kanallı televizyon yayıncılığı dönemi varken, tamam hadi insanlar evleri dışındaki gelişmelerden haberdar olmak amacıyla izliyorlardı diyelim. Haberler, azıcık müzik dinlemek, belki bir film izleyebilmek gerçekten değişik bir bakış açısı yaratabiliyormuş o akşam aile üzerinde. Köylere bile gazeteler iki gün sonra geldiğinden, insanlar haberleri geç öğreniyordu. Yılmaz Erdoğan'ın Vizontele filminde, televizyonun insan yaşamı üzerindeki etkisini hepimiz trajikomik bir şekilde izlemiştik. Oğlunun ölümünü televizyondaki haberlerden öğrenen annenin, ekranda oğlunun son karesini görmesi üzerine, cenazesini defnedemediği için televizyonu gömüyordu... Aslında belki de haklıydı!