30 Kasım 2010

Bal, Sonbahar ve Çoğunluk

Bu üç filmi nasıl birarada ele alacağımı merak etmiş olmalısınız. İnanın ben de nasıl toparlayacağımı bilmiyorum. Uzun zamandır görme fırsatı bulamadığım Semih Kaplanoğlu’nun Bal filmini, dün akşam Cnbc-e’nin yayınlaması sayesinde izleyince, kafamda oluşanları kaleme dökmek istedim. Yumurta ve Süt’ü izleyip beğenmiş bir izleyici olarak, Bal’ın bol ödüllerin ardından Türkiye’de iyi eleştiriler aldığını biliyordum ama tüm eleştirileri okumak istememiştim. Kafamda büyülü imgeyi yıkmalarını istemediğim için… Sonunda çayımı demleyip, battaniyenin altına girerek hazır ve nazır beklediğim film işte başlamıştı.

8 Kasım 2010

Sisli bir Cumartesi akşamından...


Pera Sineması'nda halen film gösteriliyormuş...

Bir cumartesi akşamı ne kadar trajikomik olabilir ki? Ayrıntılarda yaşayan bir kadın için, belki sık sık olur, ama inanın bu kadar drama, bir günde benim başıma gelmemişti daha önce..
Aşkımla buluşmadan önce sinemaya gideyim diye planlamıştım kendimi..Şu uzun zamandır merak ettiğim Çoğunluk filmine.... Beyoğlu Sineması'nda diye gittim, gişeden biletimi aldım ama Pera Sineması'ndaymış, o alt kattaki küçük salonda.. Hani kapanan Pentimento kitapçısının yanında, önünde film makinası olan.. İçimden dedim, bu film de bu salona yakışır zaten.. Azınlıkta kalmış bir salon:) Ne kadar ironik dedim!