31 Ekim 2010

Saatleri Geri Alma Enstitüsü..

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü isimli kitabından çağrıştı, bu başlık bana.. İnsanın, modern zaman içindeki kayboluşu her zaman, edebiyatçıların, bilim insanlarının ve sanatçıların ilgisini çeken bir konu olagelmiş, değil mi? 

İlkokuldayken, haftasonu saatleri geri -veya ileri- almayı annemlerle birlikte unutucam da, okula pazartesi sabahı yanlış saatte gidicem diye çok tedirgin olurdum. Hep bir farklı olmak, yanlış birşey yaparsak okuldan dışlanmak gibi endişelerim olurdu. Örneğin bir ödevi yapmama yardımcı olurdu annemle babam, mutlaka benim ödevimin bir farkı olurdu sınıftaki diğer çocuklardan. Hatta bir keresinde sormuştum, "Biz farklı mıyız?" diye onlara... Şimdi düşünüyorum da, varsın olsun. Büyüyünce gördüm ki, farklı olmak iyi birşeymiş ve senin gibi "farklı" olanları sonra bulabiliyormuşsun...

Şimdi artık benden geçti tabi. Kızımı düşünüyorum. Ona tüm bu değerleri, kitapları, müzikleri nasıl anlatacağız diye.. Asla üstüne fazla düşmeden, onu zorlamadan, incitmeden.. Yolu açarak ama elinden sürüklemeyerek galiba.. Onu çook uzun ve benim çocukluğuma göre çok daha az naif olan bir seçenekler silsilesi bekliyor..

İşte bu güneşli pazar sabahında, saatleri geri almayı unutmamam gerektiğinin hafızasıyla, bunlar düştü aklıma... Hadi bu sefer iyiyiz; geri aldığımız için günü bir saat fazla yaşayacağız:))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder